tesadüfen #ciddiyeticerenler

Başka yıldızlar sarmış gökyüzümü ve vagonların birbirine benzeyen hikayelerini kaçırıyorum… Mavi daha bir koyu bu gece…

Genzimde dikenden bir yumruk var ve kanıyorum. Kuduz bir köpek gibi saldıracak yer ararken kendi içimde kayboluyorum. Her serseri yumruk, hıçkırıklarımda boğulurken dermanı kesiliyor. Derin bir nefes veriyorum sonra. Bir nefes daha… Her nefeste ciğerlerim acıyor ve ellerim artık çok üşüyor.

Kendi ayıplarıma kızıyorum. Umarsızca geri gelmeyen ışıltılı gözleri özlüyorum ama… Ama geri dönüşler için fazla uzak bir memleketteyim.

Olmayacak dualar, enkaz altındaki duygular ve başa sarılan şarkılar… Tesadüfen aynı cümlenin kelimeleri oluyor mesela…

Mesela affediyor erken ölmüş yavru bir kuş, hırsla kavrulan avcısını…

Pencerelerin kapanışları duyuluyor tesadüfen… Tesadüfen karışıyor iç çekişlerime…

Birbirine benzemeyen hikayeler hiç kesişmiyor yakınlarda…

Hep geç kalmaktan şikayet eden sıradan bir genç üzülüyor, ilk defa erken gelişine…

Tesadüfen kırmızının en acıtan tonu düşüyor zihnimin karanlık odalarına… Tesadüfen o odalar dolu oluyor ve herkesin önünde ağlamak gururumu incitiyor…

Duvarlar griye çalıyor biraz… Yüreğim o lanet grinin yağmurunda ıslanıyor ve sonunda gökkuşağı asla çıkmıyor.

Sonu olmayan belirsiz ihtimaller nefretimi körüklerken, güzel sesli bir kedi en sevdiğim şarkının nakaratını mırıldanıyor. Ancak gözlerim o kadar kör, kulaklarım alabildiğine sağır ki hissetmiyorum…

Tesadüfen bir kedinin mutluluğuna sebep oluyorum belki… Belki onu terslemesem daha gür şarkılar söylemeyecekti.

Tesadüfen bilinmez sokakların köşe başları çağırıyor ayaklarımı. Belki diyorum belki kaybolurum.

Bir insan ne kadar kaybolabilirse, o kadar kaybolmayı istiyorum. Ve tesadüfen yok olmayı. Yeniden, yeniden ve yeniden…

 

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.