Nereden Başlasam?

Fırında beşamel soslu karnabahar sevmeyenlere selam olsun!
Bugün sizlere başlangıçların zorluklarından bahsetmek istiyorum. Üşengeç startlar ve spazmlı kalkışlar.
Şimdilik ilişki bazındaki başlangıçları tenzil edicem. Daha çok iş ve eylem olarak yaptığımız başlangıçlardan bahsedelim.
Aslında kolay gibi geliyor. Sonuçta ayağa kalkmak yada nefes almak bile bir sonraki iş için başlangıç sayılabilir. Yada babolin senden hazır ayağa kalkmışken meyve soyup da getirsene dediği anda bile ister istemez bir başlangıç moduna giriyorsun. Peki nedir bu zor olan başlangıç türleri?
Tabi ki de uzun vadeli planların başlangıçları.
Misal üç aylık bir kilo verme serüveniniz olacaktır ve bunun için o meşhur pazartesiyi beklersin. Belki o gün kardiyoda salonun tozunu arttırsın ama peki ya ertesi gün?
Keza bazı başlangıçların süresi sanıldığının aksine çok daha uzun olabiliyor.
Kısaca devamlılık getiren her şeyin başlangıcı sıkıntılı olur. Çünkü insanın en büyük düşmanlarından biri, bu işlerin en başından beri seninledir. Adı da üşengeçlik…
Üşengeçlik üzerine bambaşka bir yayında konuşmayı düşünüyorum ama şuan değinmeyeceğim. Çünkü üşendim.
Hadi diğer başlangıç sorunundan bahsedelim. Bu seferki biraz daha spesifik olsun. Mesela yazı başlangıçları…
Evet biraz fazla özelleştirdim mevzuyu. Keza bu benim en çok yaşadığım sorunlardan biri.
Klasik edebiyatta hiçbir şeyi bilmeseniz bile serim düğüm çözüm üçlüsünü bilirsiniz.
Normal yazarlar bunu çok profesyonelce halleder. Muazzam girişlerle birlikte mekanlarını ve karakterlerini tanıtırlar. Sonra akıcılığı bozmadan düğüm bölümüne geçerler. Burada bütün olayları işlerler. Geliştirir ve iyice sarpa sardırırlar. En son da çözüm kısmı gelir ve olay çözülür. Tüm meraklar giderilir ve genelleme yaparsak mutlu bir son ile bitirilir.
Tabi bu klasik edebiyatta, profesyonel yazarların izlediği yoldur. Birde benim gibilerin can çekişmeleri var.
Günlerce giriş yapamazlar. Yazının başına tam otururlar sonra duygu kaçar, ilhamı çişi gelir falan. Pencerene bir güvercin konar, kaloriferin su kaçırır vs. Ama öyle ben oturayım da yaldır yaldır başlıyım olmaz. Hadi diyelim başladın. Bir mucize oldu ve klavyeye basmaların ardı arkası kesilmedi. Sonrası nasıl biliyor musun? Devamlılık gerektirdiği için daha da sancılı. Bazen uzun kurgulara başlarsın ve üşengeç birisindir. Bir sekans yazarsın ikincisini üç ay sonra. Tabi kurgudan çoktan kopmuşsundur ne biliyim eski kız arkadaşın falan evlenmiştir. Öyle büyük molalar girer araya.
Üşengeçlik kavramı başlangıçların katilidir sevgili arkadaşlar.
Başlangıçlar ve üşengeçlik üzerine çok hoşuma giden bir anım onu paylaşmak isterim sizinle. Ama bir dakika nesquiğim iyice yumuşamış. Onu bir hiç ediyim de sonra üşenmezsem devam ederim.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.